100_1582_resize_resize.JPG
Kaþkýþla forum sayfalarý yeni pencerede açýlýr.

Yozgat Hava Drumu

YOZGAT

 


Home > Yozgatca Sözlük



Yozgatca Sözlük

  B   C,Ç   D    E    F    G   I,İ   K    L    M   N    O   P   S,Ş   T   U,Ü   V   Y   Z 

Yukarıdaki sözcükleri incelediğimizde konuşma dilimizin ne kadar hızla değiştiğini  hemen fark edebiliriz.
Doğduğu günden beri köyünde kasabasında yaşayan bir insanın,  hala yukarıdaki sözcüklerin çoğunu kullanmaya devam ettiğini biliyoruz. Buna karşın daha çocukluğun da, büyük kentlere taşınıp çocukluğunu ve erişkin yaşamını kent toplumu içinde devam ettiren bir insanın, yukarıdaki sözcüklerle yaşamını devam ettirmesi mümkün olabilir mi? .Kent insanının günlük yaşamında kullandığı yeni ve sayısız sözcükleri şöyle bir düşününce: trafik ,metro, borsa, sinema, tiyatro, ekonomi, enflasyon, devaliasyon, sendika grev, lokavt, hava kirliliği, turizm, küreselleşme …gibi. Çoğaltabileceğimiz bu çağdaş sözcükleri tarım yada çiftçilikle uğraşan bir insanın, günlük yaşamında kullana bileceğini düşüne bilir miyiz? Kesinlikle hayır. Kent insanlarının da birbirleriyle olan iletişimlerini yukarıdaki sözcüklerle gerçekleştirmeleri mümkün değildir.
 O zaman konuyu biraz daha ciddi bir şekilde irdelemek gerekmiyor mu? İnsanların tüm yaşam faaliyetlerini yönlendiren onların içinde bulundukları üretim ilişkisidir.Konuşma dilimizdeki değişiklikleri ancak içinde bulunduğumuz üretim ilişkisiyle açıklamak mümkündür.
Tiyatro sanatçısı ,Ressam,Bankacı,Turizmci  gibi değişik meslek gurupları,  meslekleriyle ilgili faaliyetlerinde, hep konularıyla ilgili sözcükleri kullanırlar. Bu kural köyünde çiftçilikle uğraşan insan içinde geçerlidir.
 İnsanların yaptıkları iş onların içinde bulundukları üretim ilişkileridir. Bu tarif bilimsel terminolojiye uygundur.Öyle ise: insanların konuştukları dili ve sözcükleri ,yaptıkları iş yada üretim ilişkisi belirlemiştir.Ör:Kubaşmak. Hasat döneminde iki ailenin iş gücünü birleştirmesinin karşılığıdır.Bugün makineleşen tarımsal üretimde böyle güç birleştirme zorunluluğu olmadığından KUBAŞMAK kelimesi de kullanılmamaktadır.
Burada yeri gelmişken bir konuya daha değinmek istiyorum: Dil yaşayan bir canlı gibidir.Kendilerini üreten toplumların üretim biçimleri değişmedikçe,yada kendisini üreten toplum var olduğu sürece, o toplumun veya ulusun günlük dilinde Yaşamaya devam eder. Aksi durumda yok olup gider.Modern kent toplumu ile tarım yada çiftçilikle uğraşan topluluklar arasındaki dil yada sözcüklerin farklı olması bundandır.
İnsanlık tarihide böyle değimlidir?.Romalılar,Mayalar,İnkalar,Hititler,Avrupalıların ilk yerlileri Keltler, Astekler, gibi birçok ulus tarihte yaşamışlardır.Ancak kayıp uluslar olarak tarihte yerlerini almışlardır. Kendileriyle birlikte dilerlide yok olup gitmiştir. Konunun önemli ve ciddi  olması nedeniyle, bu konuyu şimdilik dar alanda  işlemeyi tercih ediyorum.

Buraya kadar anlatılanlardan sonra eskiden kullanılan, günümüz yaşam ortamında kullanılmayan, bu sözcüklerle uğraşmanın anlamı ne denilebilir.Ancak bilimsel ve kültürel her türlü etkileşimde temel faktör dildir.Toplum geleneğinin kültürel temellerinin kaynağına ulaşmak, dün ile bugünü çok iyi karşılaştırmak gerekmez mi?Bunu yapabilmek içinde,ait olduğumuz toplumun geçmişteki kültürel değerlerini muhafaza etmek ve bir sonraki kuşaklara aktarmak çok önemli bir davranıştır. Kendi köklerini merak etmeyen insan var mıdır? Doğup büyüdüğümüz köyümüzde bizden önce yaşamış olan atalarımızdan kalan en büyük miras yukarıdaki sözcükler değil midir? Köyümüzün kültürel yapısıyla ilgili bu sözcüklerin, geçmişimizden kalan ve atalarımızdan günümüze kadar ulaşan ortak değerimiz olduğuna inanıyorum.

                                                                                                     Sevgi ve saygılarımla   

                                                                                                          Dr. Mustafa Çetin

 

  B   C,Ç   D    E    F    G   I,İ   K    L    M   N    O   P   S,Ş   T   U,Ü   V   Y   Z